4 Kasım 2013 Pazartesi

Sanal Aleme Taşınan Kültürümüz

Merhabalar geçen hafta sosyal medya araçlarından biri olan foursquare'in kurumlar üzerine etkisinden bahsetmiştik. Bugünde size sanallaşan kültürümüzden bahsedeceğim yani e-kültürümüzden bahsedeceğim.



Web 2nin gelişmesiyle birlikte internet üzerinden sosyal medya adında yeni bir mecra doğrmuş ve web1e göre çift taraflı iletişimi sağlayan bir ortam gelişmiştir. Bunun ile birlikte toplumumuz hızlı bir çağ atlayıp mektuptan mesaja davetiyeden etkinliğe duyurudan e-postaya dönüşen yeni kültürel kimlik araçlarıyla tanıştılar.
2000li yılların başında gelişen internet ve web ortamı öncelikli olarak
Türkiye'de kendini msn ile gösterirken sonrasında chat siteleri Hi5 ve yonja gibi siteler popüler oldu. Bir dönem fake msn hesaplarıyla dolaşan mailler ve virüsler hatta ve hatta viral pazarlama çalışmaları neler neler gördük. Tüm bu teknoloji kötü sayılmaz tabi uzakları yakın eylediler kaçınılmaz bir gerçek ancak sonrası pek bir ürkütücü olmaya başladı.

Facebook'un ortaya çıkışı millet olarak başlarda geri kalsakta sonrasında ilk 3ü hep zorladık sanırım şu anda dünyada 2. sıradayız yanılmıyorsam lakin facebook ilk çıktığında insanlar daha çok eski arkadaşlarını bulmaya çalıştı. Zaten facebook'un çıkış amacı buydu lakin yıllar geçti facebook kendini geliştirdi. İnsanların sanal buluşma ortamları hale geldi. Eskiden sokakta oynadığımız arkadaşları camın altından bangır bangır bağırarak çağırdığımız arkadaşlarımızı artık facebook üzerinden gönderdiğimiz oyun istekleri ile çağırmaya başladık onlardan can istedik puan istedik ve bir zamanların efsane sokak oyunları bir anda yerini facebooka devretti. Bunun yanında sadece bu mu msnde yerini facebooka bıraktı. Doğum günleri, düğünler yani özel gün kartlarının yerine facebook etkinlikleri aldı. En son geldiğimiz nokta ölüm haberlerini doğum haberlerini facebooktan duyurur olduk. Örneğin: benim babam ben doğduğumda bütün arkadaşlarına cola ve içki ısmarlamıştır. Şimdi ise facebooktan like etmek ile geçip gidiyor. İlginç tarafı bireylerin gün geçtikçe yalnızlaşması gerçeğini göz önünde bulundurmalıyız. 


Twitter ve İnstagram'dan bahsetmeden de kapatamam ki bu yazıyı :) Twitter ile başlayalım mesela nasıl kulanılacağını bilemediğimiz bir sosyal medya ortamıyken birde baktık ki söyleyeceklerimiz öz ve az 140 karakter kadar kısaldı. İlginç olan herkesin kendini ifade edebilmek amacı için bir tweet atabilmesi oldu. Aslında bana kalırsa twitter siyasi bir mecra olarak daha fazla kullanılmaya başlandı özellikle gezi parkı eylemlerinden itibaren muhaefet ve iktidar adına yeni bir süreci tanımlamaya başladık. Eskiden meydanlarda sokaklarda dile getirdiğimiz söylemlerin yerini tweetler, hastaglar tt listeleri aldı velhasıl kelam bizler buradan kollektif bir bilinç ortaya çıkarmaya başladık. Ancak yine kültürümüzü sanal aleme taşıdık bizler ifadelerimizi klavye üzerinden yapmaya başlamışken siyasiler kamuoyu yoklamalarını troll dediğimiz etki tepki çalışmalarıyla gerçekleştirdi.
Instagram eskiden var olan aile albümleri dijital fotoğraf makinelerin çıkmasıyla birlikte yerlerini önce bilgisayarlar daha sonra my space'ler ,facebooklar aldıktan sonra en son geldiği yer ınstagram ve flickr oldu artık albümler kalmadı ucu yakılıp gönderilen mektuplar kalmadı faturalar bile e-posta oldu işin garip yanı kültürel pek çok faktör intenette taşınmışken internetin o sınırsız özgürlüğünü kültürel boyutlarımızla kısıtlamaya başladık. Giyimimizi yaşam tarzımızı içtiğimi yediğimizi netten paylaşmaya başlayarak pek çok kültürel sınırlarımızıda yıktık.

Biliyorum çok yazdım çok konuştum ama artık oyun oynamak için istekler gönderirken, mektuplar yerini mesajlar whatsapp- viber skype almışken düğün kartları yerlerini ''Düğünümüz Varr'' etkinlik olarak aldıysalar kültürümüzü sanal aleme taşırkende pek çok nostaljik ögeyide yitirmeye başladığımız acı bir gerçek olsa gerek. Son olarak en başta dediğim pek çok sosyal medya aracının yerini yenileri alırken bugünlerin bile gelip geçici olduğunu söylemek pek mümkün teknoloji ve internet geliştikçe bu araçların yerini hep yenileri alacağı gerçeği unutulamaz bir gerçek ve bizlerde kültürel etkinliklerimizi boyutlarımızı sosyal medyaya taşımaya devam edeceğiz. Nihayetinde kültürümüzü sanal ve gerçek ile karıştırıp mükemmel ama bir o kadar sıradan ama hızlı bir karışım yaratacağımızdan pek şüpheliyim :)